Anasayfa Sağlık Psikoloji Takıntı (Obsesyon) Nedir? Takıntı Hastalığı Belirtileri

Takıntı (Obsesyon) Nedir? Takıntı Hastalığı Belirtileri

27 dk okundu
0
0
295
Takıntı (Obsesyon)

Merhaba sevgili okurum bu makalemizde sizlere Takıntı (Obsesyon) hakkında bilgi vermeye çalışacağız.  Takıntının sebepleri nelerdir? Takıntı (Obsesyon) Tedavisi Nedir? Takıntı (Obsesyon) Ömür Boyu Sürer mi? Takıntı (Obsesyon) Belirtileri Nelerdir?

Takıntı (Obsesyon) Nedir?

Kişinin aklından çıkartamadığı, sürekli aklında yer eden rahatsız edici düşüncelere takıntı (obsesyon) denir.

Kompulsiyon Nedir?

Kompulsiyon, takıntılarımıza vermiş olduğumuz yanıtlara denir. Kompulsiyona örnek olarak kötü bir olay olabileceği düşüncesine girdikten sonra kulağımızı çekip tahtaya vurma durumu verilebilir.

Daha iyi anlamanız için aşağıdaki örneği inceleyelim.

Çocuğumuzun okuldan çıktığını ve eve geliyor olduğunu düşünelim. Birden bire aklımıza acaba yolda çocuğuma birşey olur mu? Başına bir şey gelir mi? Soruları gelir ve bu durum rahatsız edici olur. İşte bu düşünceye takıntı (obsesyon) diyoruz.  Bu kötü ve rahatsız edici düşünce sonrasında kulağımızı çekip bir tahtaya vurma durumumuz ise kompulsiyon’dur. Yani takıntıya verdiğimiz rahatlatıcı etki veya yanıtlardır.

Takıntı (Obsesyon) Belirtileri

OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK Belirtileri

Obsesyon ve kompulsiyonlar bireyin yaşadığı toplumdan, inancına, aile yaşantısından, yaşadığı ülkeye kadar değişiklik gösterebilir. En sık görülen obsesyon ve kompulsiyon türleri aşağıdaki gibidir.

Bulaşma Obesyonu ve Temizlik Kompulsiyonu

Bu türde kişi sürekli olarak kendisini, giysilerini, eşyalarını kir, mikrop, toz, zehir,  beden salgıları ile kirleneceğini ve hijyenden uzak olacağını veya olduğunu düşünürler. Yaygın olan bu takıntı (obsesyon ) türünde en çok gördüğümüz sürekli temizlik yapan kadınlarımızdır. Hatta dizilere bile konu olmuş bir takıntı (obsesyon) türüdür. Bu takıntıya (obsesyona) karşılık olarak yapılan beden, giysi ve eşya temizliğine temizlik kompulsiyonu diyoruz. Hasta sürekli olarak kirli olduğunu, mikrop kapacağınız ve buna benzer düşüncelerini temizlik yaparak gidermeye çalışır.
Kuşku Obesyonu ve Kontrol Kompulsiyonu

En sık görülen takıntı (obsesyon) türlerinden biridir. Yine toplumda sıkça karşılaştığımız bu takıntıda aşağıdaki takıntılar gözlenir.

Ocağı kapattım mı?
Fişi çektim mi?
Kapıyı kilitledim mi?
Arabanın camları açık mı kaldı?
Balkonun kapısını kapattım mı?

Yukarıdaki örnekler aslında kişinin yaşantısına göre uyarlanabilir ve onlarca örneklendirme yapılabilir. Bu tür takıntı (obsesyon)’da bulunan hastalar kontrol kompulsiyonu ile kendilerini rahatlatmaya çalışırlar. Defalarca kontrol edip tekrar kuşkuya düşselerde yine gidip akıllarına takılan durumu rahatlamak için kontrol edebilirler.

Dini Obsesyon

Özellikle dini inançları yoğun yaşayan toplum kesimlerinde sık görülen bir obsesyon türüdür. Kişi kendini inanç ve görüşlerine tam karşıt bir biçimde ve çok yoğun sıkıntı yaratacak şekilde dini içerikli takıntılı düşünceleri düşünmek-ten alıkoyamaz.

Simetri Obsesyonu ve Düzeltme Kompulsiyonu

Herşeyin düzenli, yerli yerinde, sıralı ve simetrik olmasını isteyen bu kişilerde toplumda sıkça görülen takıntı hastalığıdır. Kendi yaşam alanlarında ve başka yerlerdede sırasız, karmaşık veya onlara düzgün gelmeyen bir şeyi düzeltme isteği yüksek olabilir.

Cinsel Obsesyon

Bu obsesyon kişiye utanma, suçluluk, günahkarlık gibi duyguları yoğun olarak yaşatabilir. Ayıplanacak ve normal sayılmayacak derecede kendisi, yakınları ve başkalarıyla cinsel içerikleri takıntılardır. Bu durum kontrol altına alınmalı ve toplum sağlığı için kesinlikle en aza indirilmesi gerekmektedir. Çünkü bu takıntı hemcinsleriyle, çocuklarıyla ve yakınları ile ilişki yaşaması ile dönük ortaya çıkar.

Somatik Obsesyon

Hayati tehlike taşıyan hastalıklara duyulan takıntı halidir. Örneğin kanser gibi hayatı tehtid eden bir hastalığı fazlası ile düşünme ile ortaya çıkar. Hasta olma korkusu, ölüm korkusu gibi duygular yoğun yaşanır. Bu tarz kişiler hastalıktan korunmak için sürekli korunma teknikleri ve doktor kontrollerine gitmek isteyebilirler.

Diğer Obsesyonlar: Yukarıda sayılanların dışında bilme ve hatırlama ihtiyacı, belirli şeyleri söyleme korkusu, doğru şeyleri söylememe korkusu, bir şeyleri kaybetme korkusu, uğurlu ve uğursuz sayılar, özel anlamı olan renkler vb. obsesyonlar da vardır.

Yaygın Takıntı (Obsesyon) Belirtileri:

  • Hijyen problemleri ile mikrop bulaşmasından korkma
  • Başka insanlara zarar vermekten korkma
  • Genel olarka hata ve yanlış yapmaktan korkma
  • Toplum içinde rezil olmaktan veya çevresine kabul edilemez bir şekilde davranmaktan korkma
  • Dini korkular, şeytanca veya günahkar düşünmekten korkma ve günahkar olabilecek şeyler yapmaktan korkma
  • Düzen, simetri, kusursuzluk, mükemmelliyetçi olma ihtiyacı
  • Aşırı kuşku ve sürekli güvence ihtiyacı

Yaygın Kompulsiyon Belirtileri:

  • Sürekli olarak duş alma, elleri yıkama , kişisel temizliğin yapılması.
  • El sıkışma, kapı tokmaklarına dokunma, başkasına ait kıyafet ve eşyalara dokunmayı reddetme durumları
  • Kilit, ocak, ütü gibi şeyleri sürekli kontrol etme
  • Rutin işleri yaparken içinden veya yüksek sesle sürekli sayı sayma
  • Sürekli olarak belli bir biçimde düzenleme yapmak
  • Belirli bir sıraya göre yemek yeme
  • Genellikle rahatsız edici olan, akıldan çıkmayan ve uykuyu bölen kelimelere, görüntülere veya düşüncelere takılıp kalma
  • Belirli kelimeleri, cümleleri veya duaları tekrarlama
  • İşleri belirli bir sayıda yapma ihtiyacı
  • Değeri olmayan şeyleri toplama veya biriktirme

Takıntı (Obsesyon) Nedenleri Nedir?

Anne, baba ve birinci derecede olan akrabaların bu rahatsızlığı yaşıyor yada yaşamış olmaları Takıntı (Obsesyon) bozukluğuna yakalanma riskini yükseltir. Genetik nedenlerden ortaya çıkabilir.

Çocukluk çağında yaşanan travmalar takıntı (obsesyon) oluşumuna neden olabilir. Cinsel istismar, baskıcı ve kuralcı aile yapısıda takıntıların oluşmasına sebep olabilir.

Kişilik özellikleride takıntıya yatkın olabilir. Kişinin aşırı titiz, kuralcı, ayrıntıcı, mükemmelliyetçi olması obsesyona yatkın olduğunu gösterebilir.

Takıntı (Obsesyon)  Tedavisi Var mı? Takıntı (Obsesyon)Nasıl Tedavi Edilir?

Takıntılar günlük yaşantınızı etkiliyorsa, iş ve aile ilişkilerinizde sizi engelleyecek durumlara geldiyse mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. Bazen ufak tefek takınlarımızın olması ile baş edebilir ve bizi rahatsız etmeyecek şekilde bu takıntılar ile yaşayabiliriz. Fakat bu takıntılar artık bizim sosyal ilişkilerimize, iş hayatımıza ve aile yaşantımıza müdahale ediyorsa tedavi olmak şarttır.

Takıntı (Obsesyon) tedavisinde iki yöntem uygulanır. Bunlardan bir tanesi ilaç tedavisi diğeri ise bilişsel – davranışçı terapidir. Bazı durumlarda bu iki yöntem beraber uygulanmaktadır.

Takıntı (Obsesyon) İlaç Tedavisi: Genel olarak ilaç tedavisinde serotonin (halk arasında mutluluk hormono olarak bilinir) sistemi üzerinde etkili ilaçlar verilebilir.
İlaçlar ilk kullanıldığı günden itibaren etkili olmaz. Vücudunuz ilacı 2 hafta içerisinde kabul etmeye başlar ve etkiler yavaş yavaş görülür. İlk ilaç kullandığınız zamanlarda yan etkiler görülür. Bunlar; baş ağırısı, bulantı, cinsel yan etkiler, midede huzursuzluk, uyku bozuklukları olabilir

Bilişsel – Davranışçı Terapi :  Takıntının vermiş olduğu rahatsız edici duygulardan kurtulma hedeflenir. Buradaki amaç takıntıya sebep olacak düşüncelerin gerçek olmadığını ve gerçek gibi düşünmenin yanlış olduğunu öğretebilmektir. Bilişsel terapide takıntıya sebep olan düşüncelerin, mantıklı ve gerçekci düşünceler ile yer değişimin sağlanmasıdır. Hastalar genellikle takıntı ve rahatsızlık verici düşüncelerden kaçmaya çalışırlar. Bilişsel terapide bu düşüncelerin üstüne gidilir ve kötü düşüncelerin gerçeklik payı olmadığı teknikler ile öğretilmeye çalışılır. Bu tedavi bazen tek başına yapılırken bazende ilaç tedavisi ile birlikte yapılır.

Takıntı (Obsesyon) Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Tedavi süresi takıntınızın durumuna, güçlülüğüne ve ne tür takıntı sahibi olduğuna göre değişmektedir.

Takıntı (Obsesyon) Ömür Boyu Sürer mi?

Takıntılarımız eğer yaşantımızı etkileyecek boyutlarda değilse en az dozda hissedilebilecek kadar olan kısmı ömür boyu sürebilir. Bir anne’nin çocuklarına duyduğu takıntıyı tedavi ederek düzeltmek biraz zor olabilir. J Tüm takıntılar kötü değildir, bazen bizi savunma halinde tutar bazen doğru kararlar vermemizi sağlar. Takıntılarımızın yaşantımızı etkilemeyecek derecede olanları için ömür boyu sürebilir diyebiliriz.

Takıntı (Obsesyon) Olduğunu Düşünüyorum. Ne Yapmalıym?

Kendinizde Takıntı (Obsesyon) hastalığı olduğunu düşünüyorsanız bir psikiyatri uzmanına muayene olmanız gerekmektedir. Kendi tanınızı kendinizin koyması güç olacağından çevrenizden bu tarz uyarılar yapılırsa dikate almanız önerilir.

Takıntı (Obsesyon) Tedavisi Hakkında Uyarılar

Takıntı (Obsesyon) hastalığı için tanı konulmuş yada konulmamış fark etmez. Tedaviyi tek başınıza yapmayınız.
Tedaviniz dalında uzman bir doktor tarafından kontrol altında yapılmalıdır.

Kendi başınıza kesinlikle ilaç kullanmayınız ve doktor tarafından yazılan ilacı kendi başınıza bırakmayınız.
Size verilen ilaçların kullanım saatlerine uymaya özen gösteriniz. Eğer saatlerini değiştirmek istiyorsanız doktorunuza danışınız.

Takıntı (Obsesyon) Tedavisi için verilen ilaçların etkisi 2 hafta boyunca sizi rahatsız edebilir. İlacı kullanmaya devam edin ve şüphe duyduğunuz noktalarda doktorunuzdan bilgi alınız.
Bu tarz tedaviler bir kaç aylık olmayacağı için doktorunuza ve ilaçlarınıza güvenin.

Eğer ilaç tedavisi değilde bilişsel terapi tedavisi alıyorsanız size verilen teknikleri bıkmadan usanmadan yapmaya devam edin. İşe yaramadığını düşünüp bırakmanız tedaviyi yarıda bırakmanız anlamına gelir.
Son olarak internet üzerinde web sitelerinde yazan bilgileri her zaman bilgi amaçlı görüp hiç bir şekilde tedavi yöntemi olarak görmeyiniz. Uzman doktorlar dışında web sitelerinden, ailenizden, çevrenizden, bu hastalığı yaşayan insanlardan tedavi yöntemlerini, hastlalık belirtilerini, iyi veya kötü yanlarını kendiniz ile bağdaştırmayınız. Bunun nedeni ruhsal problemler herkeste aynı olmayabilir. Birinde işe yarayan bir etki sizin için uygun olmayabilirken, toplumumuzda yardım etme iç güdüsü her zaman işe yaramayabiliyor.

Takıntı (Obsesyon) Tedavisi ve Diğer Hastalıkta Yapılan Hatalar

İlaçlara ve diğer tedavi yöntemlerine ön yargılı olmak: Herşeiyn sizin iyiliğiniz ve ruh sağlığınızın iyi olması için yapıldığını unutmayın. Toplumda ilaç düşmanlığı yapan, ilaçlar bağımlık yapıyor, sakın ilaca başlama diyen kişiler olabilir. Bunlara aldırış etmeyiniz. Genelde bu tarz kişiler sizlere ilaç kullanma, doktora gitme derler fakat sizin iyi hissetmeniz için tek dedileri kötüyü düşünme iyi düşün demek olacaktır. Fakat bu hastalıklarda en kolayı söylemek en zoruda yapmaktır.

Takıntı (Obsesyon) Hastalığına bambaşka boyutlar kazandırma: Artık hep böyle yaşayacağım, deliriyorum, ölüyorum, kafayı yedim gibi düşünceler hastalığınıza bambaşka boyutlar kazandırarar sizi yıpratıyor. Takıntı hastalığı ve benzer hastalıkların iyileşme oranı çok yüksektir, sizi öldürmez, delirtmez, kafayı yedirtmez.

Takıntı (Obsesyon) Hastalığında Çareyi Başka Yerlerde Aramak: Öncelikle tek çare sizsiniz. Sonrasında doktorunuz ve tedavi yönteminiz olacaktır. Sevdiğiniz, değer verdiğiniz, saygı duyduğunuz bireyler ile dertleşmek, içinizi dökmek size anlık rahatlama sağlayabilir. Fakat bu kişiler rahatsızlığınız ile ilgili bilgi sahibi olup olmadığına dikkat edin. Çünkü siz zaten bir çok konuda takıntı yapıyorken sizi daha fazla takıntı sahibi yapacak ve kötü hissettirecek duygular içine girebilirsiniz.

Takıntılarımı Kimseye Anlatamam: Takıntılarınızı içinizde yaşayıp, ailenizin ve çevrenizin takıntılarınızı horlamasından çekiniyor, sizi deli, kafayı yemiş gibi görmesinden mi çekiyorsunuz? Asla bunu yapmayın. Aileniz  ve sevdiklerinize içinizi dökün, çünkü içinizde takıntılarınızı arttırabilirsiniz. Fakat kötü düşüncelerinizi paylaştığınız kişilerinde sizlere iyi niyetli yaklaşıp yaklaşmayacağınıda tartmanızı öneriyoruz.

Takıntı (Obsesyon) Tedavisinde Aile Bireylerine Düşen Görevler

Burada aile bireylerine ilk düşen görev, hastamızı lütfen yargılamayın ve suçlamayın.

Kötü düşüncelerin hastamızın elinde olmadığını, bunların önüne geçemediğini unutmayın. Hiç kimse sürekli endişe, korku, heyecan içine yaşamak istemez.

Eğer aile bireylerinizden birinin ruhsal problemler yaşadığını düşünüyorsanız o kişiye hiç bir şekilde suçlayıcı, etiketleyici yaklaşmayın. Sen düzelmezsin, sen hep böyleydin, hiç birşey yapmıyorsun, biz bir şey yapamayız, herşey senin elinde gibi sözler güvensizlik yaratabilir. Bunun yerine; bunu atlatacağız, beraber yeneceğiz, seni anlıyorum zor bir durum ama tedavi edilebilir olduğu için kendini şanslı hissetmelisin vb. cümleler kurulabilir.

Son olarak hastamıza eğer ilaç tedavisi uygulanıyorsa, ilaçların düzenli ve doğru kullanımı çok önemli. Hastamız ilaçlara karşı ön yargılı ve takıntılı olabileceğinden ilaç kullanımları izlenmeli ve kontrol altına alınmalıdır.

Psikiyatrist İbrahim Bilgen tarafından hazırlanan Takıntı (Obsesyon) Nedir?Ne Tür Takıntılarımız Vardır? isimli youtube videosunu izlemek için tıklayınız.

Diğer psikoloji kategorisine ait diğer konulara göz atmak isterseniz buraya tıklayınız.

Daha Fazla İlgili Makaleleri Yükle
Daha Fazla Yükle Merabu
Daha Fazla Yükle Psikoloji

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ayrıca kontrol et

Depresyon Nedir? Majör Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Merhaba sevgili okurum, bu yazımızda depresyon nedir? Depresyon belirtileri nelerdir? Depr…